Bir Şener Özmen Kitabı'ndan-II


Şener Özmen, insanın yol açtığı durumları yine insanın ortaya koyduğu çözümlerde arama umudunu hiçbir zaman yitirmez. Kullandığı dil, sessizlik de olsa bir dildir ve kendini ifade edecek mecraya önünde sonunda erişir. Özmen’in var olduğu ve işlerini teşhir ettiği toprakların bereketi, içinde bulunduğu daimi sosyal sarsıntılardan ve bunun karşısında ortaya çıkan hayatta kalma ve ifade edebilme çözümlerinin çeşitliliğinden kaynaklanır. Ara başlıkları bir araya getirerek yeniden toparlamaya / dağıtmaya çalışırsak, sondan başa şunu tekrarlayabiliriz: Özmen’in eserlerinde her daim kendine bakıldığını bilen bir aynanın farkındalığı bulunur. Sanatçının, varoluşçu bir zorunluluk olarak pazarlıksız kullandığı ifade özgürlüğü, imgelemini ve bunu paylaşma stratejilerini özgün, samimi ama katmanlı kılmaya yol açar. Sanatçının kullandığı dilin özü, görselliğin yoruma açık, müphem sessizliğinde yatar. Eserlerdeki sessizliği kuşatan en önemli unsur ise, post-modern sayılabilecek, ancak özünde hayli idealist ve modernist kavramsallıktır. Özmen, sahtekâr imgelerin gerçekliğe akan sızıntısındaki samimiyetten yana tavır alan duruşuyla, pazarlıksız özerkliğin çifte casusluğunu her seferinde tekrarlar. Şu niye yazılmasın ? Bundan da büyük bir zevk alır.


Evrim Altuğ